En Çok Kullanılan 15 İspanyolca Bağlaç

İspanyolca’da en çok kullanılan 15 İspanyolca bağlaçı sizler için bir araya getirdik. Aşağıda sıklıkla kullanılan İspanyolca bağlaçları ve bu bağlaçları içeren örnek cümleleri bulabilirsiniz.

İlgilendiğiniz İspanyolca fibağlacaile hızlıca ulaşmak aşağıdaki listede üzerine tıklayabilirsiniz.

1.Que6.Si11.Aunque
2.Y7.Porque12.Mas
3.Como8.Cuando13.Sino
4.Pero9.Ni14.Donde
5.O10.Pues15.Mientras

1) Que: Ki, ki o

Creo que dirá. : Sanıyorum ki söyleyecek.
Mis padres quieren que vendamos cuanto antes. : Benim ailem istiyorlarki en kısa sürede satmamızı.
Esa película es tan triste que hace llorar a muchas personas. : Bu film o kadar üzücü ki birçok insan ağlıyor.

2) Y: Ve

Adriana y Elena son hermanas.: Adriana ve Elena kardeştirler.
Fuimos de viaje y logramos conocer muchas culturas diversas.: Bir yolculuğa çıktık ve birçok farklı kültürü tanımalıyız.
Mi hermana lee y escribe a la perfección. : Benim kız kardeşim mükemmel okur ve yazar.

3) Como: Gibi, olarak, hemen hemen

Mis hermanos siempre pelean como perros y gatos. : Benim kardeşlerim her zaman kediler ve köpekler gibi kavga ederler.
Mi mama siempre defiende a sus hijos como una leona. : Benim annem her zaman çocuklarını bir dişi aslan gibi savunur.
Te trato como tú me tratas. : Sana bana davrandığın gibi davranıyorum.

4) Pero: Ama, fakat

Éramos pobres pero felices. : Fakir ama mutluyduk.
Tengo hambre, pero prefiero primer tomar el café. : Acıktım ama önce kahve içmeyi tercih ediyorum.
Llevó su solicitud de trabajo a la empresa, pero no lo contrataron. : İş başvurusunu şirkete götürdü, ama işe almadılar.

5) O: Veya, ya da

Entere o salga. : Gir ya da çık.
No sé si comprar un sweater o una buena campera. : Bir kazak mı ya da bir ceketmi alacağımı bilmiyorum.
Luis estudia francés o inglés. : Luis fransızca ya da ingilizce çalışmaktadır.

6) Si: Eğer

İré al teatro si la clase termina temprano. : Eğer ders erken biterse tiyatroya gideceğim.
Si llueve se suspenderá el concierto. : Eğer yağmur yağarsa konser ertelenecektir.
Si miras más allá de lo que ven tus ojos, encontrarás lo que estás buscando. : Eğer gözlerinin gördüğünün ötesine bakarsan, aradığın şeyi bulacaksın.

7) Porque: Çünkü

No pudo venir porque su amiga tenías fiebre. : Gelemedi çünkü arkadaşı ateşliydi.
Nos abrazamos porque hacía bastante tiempo que no nos veíamos. : Sarıldık çünkü birbirimizi gördüğümüzden beri çokça bir süre olmuştu.
Limpiaron con desinfectante la casa porque estaba muy sucia.: Evi dezenfektanla temizlediler çünkü çok kirliydi.

8) Cuando: -dığı zaman, dığında

La gente compra muchas cosas cuando hay descuentos. : İndirimler olduğu zaman insanlar birçok şey satın alırlar.
Alejandro siempre sale con sus amigos cuando tenga cosas qué hacer en su casa. : Alejandro her zaman evde yapacakları şeyler olduğunda arkadaşlarıyla birlikte dışarı çıkar.
Te informaré cuando aprende algo más. : Başka bir şey öğrendiğim zaman seni bilgilendireceğim.

9) Ni: ne de, ne….ne

Ni fumo ni bebo. : Ne sigara ne de içki içiyorum.
No quiero comer ni beber nada, gracias. : Ne bir şey yemek ne de içmek istemiyorum, teşekkürler.
No había ni luz ni gas en la casa debido al desastre meteorológico. : Meterolojik felaket nedeniyle evde ne ışık ne de gaz yoktu.

10) Pues: sonra, o zaman, bu yüzden, madem ki, -diği için

Querias verio, pues ahí está. : Onu görmek istiyordun, işte buyur o zaman.
Te dejo, pues ya no me quieres como antes. : Madem ki beni eskisi gibi sevmiyorsun, seni bırakıyorum.
Mi esposo y yo fuimos a cenar, pues estábamos festejando nuestro aniversario de matrimonio. : Eşim ve ben, evlilik yıl dönümümüzü kutladığımız için akşam yemeğe gittik.

11) Aunque: rağmen, karşın, -dığı halde

Aunque llovia, jugaremos baloncesto. : Yağmur yağmasına rağmen basketbol oynayacağız.
Aunque no me sentía bien, fui a la sesión. : Kendimi iyi hissetmememe rağmen toplantıya gittim.
No cumpliste tú palabra, aunque lo habías prometido.: Söz vermiş olmana rağmen sözünü tutmadın.

12) Mas: Fakat, ama

Te estuve llamando, mas nunca contestaste el teléfono. : Seni arıyordum fakat sen hiç telefona cevap vermedin.
Mi mama esta a dieta, mas no resiste la tentación de comere un postre. : Annem diyette, fakat bir tatlı yemeğe karşı koyamaz.
Mis amigos se perdieron por algunas horas, mas lograron llegar a su destino. : Arkadaşlarım birkaç saatliğine kayboldular, ancak hedeflerine ulaşmayı başardılar.

13) Sino: Değil

No quiero bailar contigo sino con Adrian. : Seninle değil Adrian’la dans etmek istiyorum.
Esos libros de matematica no son mios sino de mi hermano.: Bu matematik kitapları benim değil kardeşimindir.
No es un cambio, sino una oportunidad para evolucionar profesionalmente. : Bu bir değişiklik değil, profesyonel olarak gelişmek için bir fırsattır.

14) Donde: Nerede, nereye

İré donde me digas. : Bana söylediğin yere gideceğim.
Se fue a vivir donde sus tias. : Teyzelerinin olduğu yerde yaşamaya gitti.
Mi mama se va a ir donde han vivido mis abuelos. : HAnnem büyükannemlerin yaşadığı yere gidiyor.

15) Mientras: Esnasında

Via las pruebas mientras mi hermano lloraba. : Kardeşşim ağlarken testleri yaptım.
Ayudaba a mi mama mientras ella cocinaba. : Annem yemek pişirdiği sırada ona yardım ettim.

Yo jugaba mientras mi papa comia. : Babam yemek yediği sırada ben oynadım.
Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
52